6 Temmuz 2012 Cuma

BENİM ADIM HÜZÜN ÇİÇEĞİ...


Merhaba benim adım hüzün çiçeği

Sonbaharda açarım gözyaşı sahillerinde

Bol bol sulanmaya ihtiyaç duyarım

Torağım nemi sever, suyu sever alabildiğince

Pek güneş değmese de olur tenime

Yapraklarım içe kapalıdır benim

Yüzümü pek göstermem kimseye

Nadiren vurursa bir ikindi güneşi tenime açıveririm kanat misali kırılgan yapraklarımı.

Korumaktır amacım kendimi yağmurdan. Eğer gafil avlayacak olursa ansızın yağmur;

Dökülür yapraklarım, bedenim incinir yağmurun şiddetinden.

Merhaba ben hüzün çiçeği

Uzaktan bakıldığında tanınırım

Solgun açık bir sarıya çalar rengim

Yeşil otsu yaprakların arasında saklanırım öylece gözlerden uzakta

Arada bir arı konar gövdeme, arada bir uçuç böceği sorar halimi hatırımı.

Papatyalar benzer bana, ama ben onlar kadar açamam kendimi kimseye. Utangacımdır.

Birazda ürkek. Uzun çiçeklerin arasında saklanan kısa bir narin çiçek.

Merhaba benim adım hüzün çiçeği.

Eğer sende yalnızsan benim gibi eğer sen de gözyaşı sahillerinde yaşıyorsan bil ki birbirimize benziyoruz. Sende benim kadar ürkek, içine sıkı sıkıya sarılmışsan; buyur gel benim sahilime. Ortak olalım ve bekleyelim bir gün yüzümüze gülecek ikindi güneşini beraberce.

Merhaba benim adım hüzün çiçeği!

Az da olsa bu kadar tanıttım kendimi.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder