Merhaba benim
adım hüzün çiçeği
Sonbaharda
açarım gözyaşı sahillerinde
Bol bol
sulanmaya ihtiyaç duyarım
Torağım
nemi sever, suyu sever alabildiğince
Pek güneş
değmese de olur tenime
Yapraklarım
içe kapalıdır benim
Yüzümü pek
göstermem kimseye
Nadiren
vurursa bir ikindi güneşi tenime açıveririm kanat misali kırılgan yapraklarımı.
Korumaktır
amacım kendimi yağmurdan. Eğer gafil avlayacak olursa ansızın yağmur;
Dökülür
yapraklarım, bedenim incinir yağmurun şiddetinden.
Merhaba ben
hüzün çiçeği
Uzaktan
bakıldığında tanınırım
Solgun açık
bir sarıya çalar rengim
Yeşil otsu
yaprakların arasında saklanırım öylece gözlerden uzakta
Arada bir
arı konar gövdeme, arada bir uçuç böceği sorar halimi hatırımı.
Papatyalar
benzer bana, ama ben onlar kadar açamam kendimi kimseye. Utangacımdır.
Birazda
ürkek. Uzun çiçeklerin arasında saklanan kısa bir narin çiçek.
Merhaba
benim adım hüzün çiçeği.
Eğer sende
yalnızsan benim gibi eğer sen de gözyaşı sahillerinde yaşıyorsan bil ki
birbirimize benziyoruz. Sende benim kadar ürkek, içine sıkı sıkıya sarılmışsan;
buyur gel benim sahilime. Ortak olalım ve bekleyelim bir gün yüzümüze gülecek
ikindi güneşini beraberce.
Merhaba
benim adım hüzün çiçeği!
Az da olsa
bu kadar tanıttım kendimi.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder