O beklenen gün bekleyenin ayaklarına
kadar geldi ve durdu bekleyen ben ve senin karşısında. Karşımda dururken Oku! Diyordu
bana yazgım kendini.
Oku! Ne göreceksin? Ne yaşayacaksın?
Oku! Ben diyordum; ben okuma bilmem.
Ben; okumaktan ne anlarım kaderi?
Ben defteri kelama dökmekten ne anlarım
diyordum.
Yazgım bana ben ona baka kaldım sonra.
Ve anladım okumak kelama dökmek değildi
de okumak yazılanı yazılan şekliyle yaşamaktı.
Sen vardın orada. Öylece duruyor ve
bekliyordun yaşanmayı.
Hayat bulmayı istiyordun. Yazıdan hal âleminde
hallere dönüşmeyi bekliyordun.
Vuku bulacaktın bende. Ben sende.
Zamanını bekliyordun.
Ondan sonrası güneş ve ay gibi belirli
bir süre aynı eksende birbirimizi, birbirimize rapteyledik. Senin gölgen benim
üzerime kapaklandı. Kısa ama etkili bir buluşmaydı bu.
Bir tutulmaydı bu...
Ya sonrası?
Sonrası iyilik güzellik miydi?
Sonrası boşluk üzerine boşluk muydu?
Sonrası yalnızlık içre yalnızlık mıydı?
Mutluluk mu olduk birbirimize?
Yoksa varlık mı olduk?
Varlığın tükendiği yerde yokluk mu olduk?
Beklide hepsi olduk birbirimize… Çoğulduk
tek olduk bir süre. Sen ve bendik biz olduk.
Hiçtik mana kazandık bir olduk.
Manasızlığımız anlam kazandı böylelikle.
Sonralar var oldu sonraları hayatımızda.
Bir anıya bir sonra ekledik. Bir sonraya
bir sonra daha… Avucumuzda biriktirdik hatıraları.
Bir ipe sırasıyla fotoğrafları
mandallamak gibiydi sıkı sıkıya; hatıraları biriktirmek.
Sen hüznün bir parçasıydın. Ben diğer bir
parçası…
Bir yapbozun parçaları gibi uyum
gösterdik ve bir bütünün parçası olduk.
Yarım değildik artık. Yarımken hüzün
vardı ama tam olduktan sonra dağıldı gri kurşuni bulutlar üzerimizden.
Aydınlığında aydınlandık bütünlüğümüzün.
Sonra…
Parmak uçlarımız çıkageldi… Parmak
uçların parmak uçlarıma bir müzik aletinin notalarına dokunur gibi dokundu narince.
Hiçbir es yoktu notaların arasında. Bir
tek notalar vardı.
Soluksuz ilerliyordu zaman
nefeslerimizde.
Ve dokunuyordu bir sonra daha katarak
sonralarımıza nefeslerimiz.
Ve…
Bitti her güzel gibi bize ayrılan
sürenin vadi de.
Şimdi bir üşüme aldı tüm benliğimi.
Bir yağmur bulutu geziniyor üzerimde.
Varlık yokluğa büründü çoktan.
Papatyalar döktü yapraklarını.
Yazılan suya yazılır gibi yazıldı
benliğimize.
Yaşadık yaşamamız gerekeni.
Yaşarken okuduk Oku diye emredileni..!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder