4 Ağustos 2013 Pazar

BU KAÇINCI GİDİŞ KAÇARCASINA?

Bu kaçıncı gidiş kaçarcasına?
Kaçıncı koşuşturma binbir telaş.
Bu kaçıncı öfke içime hapsettiğim, sustuğum, yuttuğum…
Omuzlarıma bilmem kaç kez yükledim bütün yüklerimi de çarptım kapıları.
Telaşla kaçıncı giyişim ayakkabıları mı?
 Kaç kez öfkeden tek tük giydim çoraplarımı.
Saymadım kaç kez gidip  de geri döndüğümü omuzlarım düşmüş bir halde.
Bakmadım aynalara kaç kırışıklık kondurdu yüzüme yorgunluğum,
bitkinliğim, bitmişliğim...

Gitmek savunulabilirdi elbette.
Bir bahanesi olabilirdi. Bir nefes sayılabilirdi. 
Ama
ardımda solan gülüşleri hiç düşünmeden kaçmak neyin nesiydi?

Bir utanç biriktirdim şimdi avuçlarımda.
Bir buket hüzün, bir tutam pişmanlık…
hepsi harmanlandı ve bir çile doğdu semalarımda.

Nereye gitsem, hangi yöne dönsem bir adım yakın hep kaçışlarım ayak ucuma.

ve...

Ve bir kıyamet kopar yoksunlaştığımız, yalnızlaştığımız yerden.
Bir acı huzmesi kaplar yüreklerimizi.

Kaçışlarım;
Son bulmayan çaresizliğim.

Kaçışlarım; gider gibi...

kaçışlarım; Bir haksızlık buketi kondurur ellerine bilirim.

Baharını soldurur tüm çiçeklerin

Yıldızlarını söndürür gökyüzünün

Ölüm fermanını verir 
bilirim..

Kaçışlarım...
nefes almaktır benim, 
ki ben; nefes almayı çok severim....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder